|
Aşırı koruyucu tutum
gösteren ebeveyn, çocuğunu güçsüz kabul ederek, onun adına problem
çözer; Yaşamını kolaylaştıracağını sandığı kural ve sınırlamalarla
hareket eder ve onlar adına kararlar alır.
Böylece çocuğa;
yaşamın ne kadar zor, kendisinin ne kadar aciz ve ebeveynin ne kadar
güçlü olduğunu göstermiş olur. Anne baba rolü, yetişkine yeni bir
kimlik kazandırır. Bu yeni kimlik, Yüklendiği yeni sorumluluklara
rağmen, yaşama yeni anlamlar katar. Yetişkinin anne- baba olma
sorumluluğunu ya da yaşama katılan yeni anlamları nasıl algıladığı,
çocuğuna yönelik tutumlarını belirleyecektir. O ana kadar algılarını
etkileyen, genetik ve kişilik özellikleri, değerler sistemi ve
onların da belirleyicilerinden olan kültürün etkileri, artık onun
algılarını ve böylece tutumlarını oluşturacaktır. Miras alınan
ebeveyn tutumları da yeni rolün sözü dinlenir yardımcıları olur.
Yetişkinin anne-
baba olma sorumluluğunu ya da yaşama katılan yeni anlamları nasıl
algıladığı, çocuğuna yönelik tutumlarını belirleyecektir. O ana
kadar algılarını etkileyen, genetik ve kişilik özellikleri, değerler
sistemi ve onların da belirleyicilerinden olan kültürün etkileri,
artık onun algılarını ve böylece tutumlarını oluşturacaktır. Miras
alınan ebeveyn tutumları da yeni rolün sözü dinlenir yardımcıları
olur.
Araştırmalar
göstermiştir ki, geleneksel kültür; aşırı koruyucu ya da
baskıcı-otoriter ebeveyn tutumlarında etkili bir faktör olmaktadır.
Aşırı koruyucu tutum gösteren ebeveynler,
çocuklarını
yetersiz ve güçsüz kabul ederek, onlar adına problem çözer,
yaşamlarını kolaylaştıracaklarını sandıkları kurallar ve
sınırlamalarla hareket eder ve onlar adına kararlar alırlar. Böylece
çocuğa; yaşamın ne kadar zor, kendisinin ne kadar aciz ve ebeveynin
ne kadar güçlü olduğunu göstermiş olurlar.
Çocuk için, güçlü
ebeveyne sığınmaktan başka bir yol kalmamıştır. Onların düşünmesi,
denemesi, karar vermesi gerekmez.
Problemlerle tanışma
fırsatları olmaz; bunlar ebeveynin işidir. Çocuğa sadece ebeveyne
bağımlı olmak ve şükran duymak kalır. Tıpkı ebeveynin toplumsal
otorite figürlerini algılaması gibi.
Baskıcı-otoriter
tutumlar gösteren ebeveynler, çocuklarının yeteneklerini ve
sınırlılıklarını göz önüne almadan, onlardan çok şey beklerler.
Sözel ya da fiziki ceza sıkça kullanılır. Çocuk, korku ve kızgınlık
duygularıyla yaşar ve çekingen, korkak ya da kendinden güçsüzlere
zarar veren tutumlar geliştirebilir. Böyle ebeveynlerin kafasında,
kendilerinin özlem ve ihtiyaçlarını gidermeye uygun bir çocuk tipi
vardır ve bu tipi çocuklarına benimsetmeye çalışırlar.
Hazırladıkları bu
kalıp; tanıma gereği duymadıkları çocukları için yabancı, zorlayıcı,
sınırlayıcı, içinde nefes bile alınamayan bir kalıptır.
Ve çocuk; olmak
istediğiyle olması istenen benlik arasındaki çatışmayı ömür boyu
sürdürme şanssızlığı baş başa kalır. Baskıya karşı oluşan öfkeyi, ya
kendi bedenine ya da gücünün yettiği kişilere şiddet şeklinde
yöneltebilir. Bu iki tutumda da; varsa zaten karşılıksız olarak
verilebilecek sevginin önkoşullara bağlı olarak verilmesi gerçeği
vardır. Bazen bu tablodan bağımsız, bazen bu tabloya suçluluk
duygularından dolayı eklenen “tutarsız tutumlar”da ilave olabilir. O
zaman, çocuğun tutumlarında da tutarsızlık, yalan söyleme, suça
yönelme davranışları gelişebilir.
Çocuklarına karşı
demokratik tutumlar gösteren ebeveynler ise,çocuklarını,kendilerine
bağımlı değil,bağlı bireyler olarak algılayan kişilerdir.Çocuklarına
saygı gösterir,onların gelişmelerini izler,buna uygun davranırlar.
Çocuğun temel
ihtiyaçlarını karşılamakta kalmaz, koşulsuz sevgi verirler.
Çocuklarının kendine ifade etmesi destekler, cesaretlendirir ama
zorla yönlendirmezler. Sadece rehberlik ederler. Kuralları esnek ve
makuldur. Çocuğun yanlış yapmasına, denemesine ve bu yolla
yaratıcıklarını geliştirmesine fırsat verirler.
Bu tutumlar altında
yetişen çocuklarda, temel güven gelişir, fikirlerini serbestçe
söyleyebilen ve başkalarına saygılı, yaratıcı, kendini
yetiştirebilen bireyler olurlar.
KAYNAKÇA
Kulaksızoğlu Adnan.Ergenlik psikolojisi,İstanbul,Remzi,1999.
Alıcıgüzel,İzzettin.Ana-Baba-Çocuk
ilişkileri,Yaşadıkça Eğitim,İstanbul,1988.
Fındıkçı,İlhami.Aile İçinde Disiplin,Yaşadıkça Eğitim,İstanbul,1989.
Tuzcuoğlu,Necla.Anne
–babanın Davranışları ve Çocukla Sağlıklı iletişim,
Anne- baba
ve çocuk Rehberi,İstanbul,Beyaz gemi 1998. |
|
|