|
|
EPiOS
BÜLTEN |
 |
|
Bu
bültendeki tüm yazılar kaynak gösterilerek izinsiz kullanılabilinir.
|
Ocak-Şubat
sayı:2 |
|

|
BAŞLARKEN |
|
|
Yeni
yılla birlikte bültenimizin yeni sayısı ile sizlerleyiz. Herkesin yeni
yılını ve yeni yılla birlikte gelen bayramını kutlayarak başlamak
istiyoruz.
Bu
sayımızın ilk konusu psikiyatrik ilaçların kullanımı hakkında. Bir diğer
yazımız ise sanat terapisi ile ilgili. “Frida Kahlo’nun Otoportresizliği
ya da Aşk” başlıklı makalemiz bir sanat eseri ile onu yaratan beynin
ruhsal durumu arasındaki bağı keşfetmemize yardımcı olabilir. Renklerin
psikolojik tarihinin incelendiği bir diğer makalemiz de sizleri
bekliyor. Uzman Psikolojik Danışman Nevbahar Atabay bu sayımızda
“Baskıcı, Otoriter ya da Demokratik Anne-Baba Tutumları” adlı yazısı ile
konuğumuz. Orta yaş adını verdiğimiz ve 20’li yaşlardan sonra başlayan
evremiz hakkında da bir yazı bulacaksınız. Bültenimizin kapak resmi
olarak New York’lu bir fotoğrafçı olan Dave Martinidez tarafından
çekilmiş “Uyku-Sleep” adlı fotoğrafı seçtik.
Bültenimizi oluştururken sizlerin soruları, bizim için çok yol gösterici
olacaktır. Bu nedenle her türlü soru ve öneriniz için
mahmutsefik@yahoo.com adresinden
bize ulaşabilirsiniz.
|
|
|
fotoğraf: dave martinidez |
|
|
PSİKİYATRİK İLAÇ KULLANIMI
|
 |
|
İlaç kullanımı birçok kişinin rahatsız olduğu bir tedavi seçeneği.
İlaçların yan etkileri, ilaçlar yerine geçebildiği öne sürülen
meditasyon, hipnoz, bitki kökenli tedaviler, ilaç kullanımının
yaratacağından endişe edilen ‘bağımlılık’ riski gibi konular sürekli
olarak gündeme geliyor. Hiç kuşku yok ki bu tartışmalardan en fazla
zarar görenler psikiyatrik muayene sonucunda ilaç kullanmasının
gerekli olduğu sonucuna ulaşılmış kişiler oluyor. Bir yandan
yaşamlarını zorlaştıran ve denetleyemedikleri belirtiler, diğer
yanda ilaç kullandıkları takdirde daha da kötüye gideceklerinden
duydukları endişeler…
Kafa karıştıran birçok sorunun güncelliğini koruduğu ilaç kullanımı
hakkında Psikiyatrist Dr. Zekiye Nurdan Arıtürk
ile röportaj yaptık. |
|
|
 |
FRİDA
KAHLO’NUN OTOPORTRESİZLİĞİ ya da AŞK… |
|
|
Bir sanat eseri, yapanın düşlemlerini, arzularını,
korkularını ve iç dünyasına ait imgeleri görünür kılar. Sanatçı,
kendi ruhsal dünyasının derinliklerine inerek hissettiği
duyguları, yaşadığı imgeleri eserine döker ve yeniden gerçek
olan dünyaya döner. Sanatçının duygulanımı ile psikotik durumu
ayıran en temel fark sanatçının yeniden gerçeğe dönebilme
kabiliyeti ile açıklanır.
Bu açıdan bakınca her sanat eseri, sanatçının
yaşamında ve sanatçıya ait ayrı bir gerçekliğinin izlerini
taşıyacaktır. Çünkü her saniye yenilediği algıları ile iç ve dış
dünya hakkında yeni bir yargıya sahip olan insan beyninin bu
algılarını sanat üretisine aktarmaması mümkün olmayacaktır. |
|
RENKLERİN
TARİHİ
|
 |
|
Renklerin insanlığı büyülemediği ve yaşamın en büyük gizemlerinden biri
olarak insanların dikkatini çekmediği bir dönem olmadı. Her uygarlık ve
toplum renklerle ilgili kendi mitlerini ve anlamlandırmalarını yarattı.
Ama tuhaf bir şekilde neredeyse hepsi çok detaylı renk adları
kullanmadılar.
1960’larda antropolog Berlin ve Kay dünya çapında renk adlandırmaları
ile ilgili araştırmalar yaptılar. Birçok dil, ağırlıklı olarak iki renk
ayrımına gitmişlerdi; beyaz (açık) ve siyah (koyu). 98 dil üzerinde
yapılan araştırmada temel renkler üzerindeki en çeşitli kelime sayısı
İngilizcede bulundu. |
|
 |
"BASKICI,
OTORİTER YA DA DEMOKRATİK" ANNE-BABA TUTUMLARI |
|
|
Aşırı koruyucu tutum
gösteren ebeveyn, çocuğunu güçsüz kabul ederek, onun adına problem
çözer; Yaşamını kolaylaştıracağını sandığı kural ve sınırlamalarla
hareket eder ve onlar adına kararlar alır.
Böylece çocuğa; yaşamın ne kadar zor, kendisinin ne kadar aciz ve
ebeveynin ne kadar güçlü olduğunu göstermiş olur. Anne baba rolü,
yetişkine yeni bir kimlik kazandırır. Bu yeni kimlik, Yüklendiği yeni
sorumluluklara rağmen, yaşama yeni anlamlar katar. |
|
ORTA
YAŞ BUNALIMLARI - YAKINLIK ya da YALITIM
|
 |
|
Candan 35 yaşında,
ailesinden ayrı yaşayan bir sekreterdir. Çalıştığı kurumun oldukça büyük
bir holding olması ve kendisinin de önemli bir konumdaki sekreter olması
nedeniyle oldukça tatminkar bir maaş almaktadır.
İşi nedeniyle kurduğu
birçok yakınlığı ve yakın ilişkisi olduğunu ifade etmektedir. Ancak
Candan’ın sıkıntısı ilişkilerini derinleştirememektir. Kendi ifadesi ile
güvenerek başladığı bir ilişkide kısa bir zaman içinde kendisinin
kullanılacağına dair bir algı ile yakınlaştığı kişi ile münasebetlerine
bir sınır koyma ihtiyacı duyduğudur. |
|

PSİKOTERAPİ MERKEZİ
2006
|