|
-Terapi alıyorum ilaç kullanmasam
olmaz mı? Neden ilaç kullanmalıyım?
Sıkıntı düzeyi çok yüksek olduğunda
kişinin düşüncelerinin odak noktası olur. Düşünceleri bu odaktan
ayrılamaz hale gelir. Bu durumda sorunlarının çözümü için bu
noktanın dışına çıkamaz olduğundan sorunun diğer çözümlerini görüp
değerlendiremez duruma gelir. Veya ümitsizlik, isteksizlik gibi
durumların yoğunluğu terapiye gelinmesini bile engelleyecek boyutta
olabilir. Örneğin panik atak durumunda endişenin yoğunluğu nefes
almayı bile zorlaştırabilir. Bu durumda terapiyi sürdürmek mümkün
olamayabilir. İlacın belirtileri azaltıp katlanılabilir bir düzeye
getirmesi veya geçirmesi terapinin devamına yardımcı olur.
-İlaç rahatsızlığı tamamen
geçirebiliyorsa terapi neden gerekiyor?
Çünkü düşünce sisteminin
rahatsızlıklarla baş etme mekanizmasında bir engel olmadığında
zorlayıcı yaşam olaylarının çaresizliğe dönüşmesi, çıkış yolunun
bulunamaması, düşünce sisteminde engeller olduğunu gösterir.
Terapide bu engeller görülüp kaldırılmadığında, yeni bir zorlanma
aynı şikayetleri tekrar oluşturabilir.
Yaşam sürecinde edindiğimiz
bilgiler, Beynimizin nöron adı verilen hücrelerinde kimyasal
maddeler aracılığı ile iletilir. Bu bilgiler arasındaki bağlantılar
da birtakım kimyasal maddeler aracılığı ile olur. Yani, Çevreyi veya
olayları algılamamız, bunlar arasındaki benzerlikleri, farklılıkları
ayırt etmemiz, daha sonra bu bilgileri karşılaştığımız yeni
olaylarda kullanmamız gibi beyin işlevlerin hepsinde birtakım
kimyasal maddeler etkili olur.
Bazı hastalık durumunda bu iletiyi
sağlayan maddelerin düzeylerinde azalmalar olur. Örneğin depresyonda
serotonin adı verilen maddenin azalması tesbit edilmiştir.
Psikozlarda ise dopamin adı verilen maddenin azalması olmaktadır.
İlaçlar bu maddeleri arttırarak hastalık belirtilerinin geçmesini
sağlarlar.
-Bu
durumda beyindeki kimyasalların dengesinin bozulması mı hastalıkları
oluşturuyor?
Şu anda yaygın olan görüş budur.
Ancak bir diğer görüşe göre beyin kimyasındaki değişikliklerin sebep
olmaktan daha çok sonuç olabileceği, yaşanan duygusal durumların
bir sonucu olarak da bu durumun oluşabileceğidir.
- O zaman asıl tedavi eden terapi
olmalı değil mi?
Hastalık durumunun tekrarlamamasının
terapiyle olabileceğine inanıyorum. Hastalık durumunda düşüncelerde
bir girdap oluşur. Düşünceler döner durur ve gittikçe kendini
tekrarlayarak derinleşir. Bu durumda insan kendi sisteminin
bütünlüğünü koruyabilmek için kendini dış algılara da kapatır. Bu
durumun çıkışı olmadığı algısı oluşur. Bu süreğen sıkıntı durumu
bedensel olarak da yaşanır. Çünkü bu durumdan birçok hormonal sistem
de etkilenir. Bunun vücudun savunma sistemini zayıflattığı
araştırmalarla tesbit edilmiştir. Bütün bu etkiler ilaçlarla çok
daha çabuk ve etkili bir şekilde kırılabilmektedir.
Hangi hastalıklarda ilaç kullanılır?
İlaç kullanılan birçok hastalık
vardır. Bunları gruplandırarak söyleyelim. Gerçeği değerlendirmenin
önemli boyutta bozulduğu psikoz adı verilen hastalık gurubunda
antipsikotik adı verilen ilaçlar kullanılmaktadır. Kendini kötü,
değersiz hissetme, yaşamın anlamsız gelmesi, intihar düşünceleri
gibi duygusal durum değişiklikleri olan depresyon hastalığında
antidepressan adı verilen ilaçlar kullanılmaktadır. Ölecekmiş veya
bayılacakmış hissiyle bedensel olarak çarpıntı, soğuk terleme, nefes
alma zorluğu gibi belirtilerle görülen panik bozukluk olarak
isimlendirdiğimiz hastalık anksiete
bozukluğu olarak sınıflandırılan bir hastalıktır. Fakat
anksiolitikler kadar antidepressan ilaçların etkili olduğu tespit
edilmiştir. Bir diğer anksiete bozukluğu olan Obsesif bozukluk
olarak isimlendirilen yapmadan durulamayan takıntıların olduğu
hastalıkta da antidepresanlar ve diğer ilaçların birlikte
kullanılması yararlı olmaktadır. Yukarıda kısaca bahsedilen
anksiolitikler, daha kısa sürede etkili olan ilaçlardır. Devam eden
etkileri yoktur. Antidepressanlar ise daha uzun sürede etki eden
fakat daha kalıcı etkileri olan ilaçlardır.
İlaçların yan etkileri nelerdir?
Diğer ilaçlarla birlikte kullanılmalarında sakınca var mıdır?
En çok kullanılan antidepresanlardır.
Yan etkileri çok az olan ilaçlardır. En çok görülen yan etki
bulantıdır. Yan etkileri ilaç kullanımı başlangıcında görülür. Bir
hafta kadar bir süre sonra yan etkiler azalır ya da kaybolur. İlacı
kesmeyi gerektirecek kadar yan etki görülme sıklığı çok düşüktür.
-Doktor kontrolü olmadan ilaç
kullanımı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Doktor kontrolü olmadan en çok
kullanılan ilaçların antidepresanlar olduğunu düşünüyorum. Bir diğer
yönüde ruh sağlığı uzmanları dışında diğer doktorlarında herhangibir
sıkıntı durumu olan hastaya hemen bir antidepressan yazması durumu
olmasıdır.
-Bunun sakıncası nedir?
Antidepresanlar düzenli kullanım
durumunda etkili olan ilaçlardır. İlk günlerde daha çok yan etkileri
görülür. Bunlar anlatılmadan ilaç başlanması durumunda genelde
ilaçtan faydalanılmamaktadır. Uygun kullanımı olmadığı halde ilaç
yararsızmış olarak değerlendirilmektedir. Düzenli kullanılsa bile
ilaç başlanan şikayetlerin geçip geçmediğinin kontrolü hastanın
kendisine kalmaktadır. Bilhassa şikayeti yoğun olan kişilerde
rahatsızlık azalmaya başlamış olsa bile kişinin yaşamını henüz çok
etkilemekte olduğu için faydasızmış gibi algılanabilmektedir.
Yaşanılan her sıkıntı depresyon değildir. Bu durumda ilaç kullanımı
en azından gereksiz ilaç kullanımı olmaktadır. Durum depresyon olsa
bile ilacın faydalı olup olmadığının değerlendirilmesi
yapılamayacaktır. Bu durumda belki de faydalı olabilecek bir ilacın
faydasızmış gibi algılanması durumu oluşabilecektir.
-İlacın bu şekilde kullanımının
faydasızmış gibi görülmesi dışında bir sakıncası var mı?
İlaçların bedensel gücü iyileştirme
etkisinin düşünceleri iyileştirme etkisinden daha önce olması
nedeniyle, intihar düşüncelerinin yoğun olduğu bir depresyonda
bedensel güçsüzlüğün azalmasıyla intiharı gerçekleştirme riski
artabilecektir. Yani bu şekilde ilaç kullanımının hayati bir
sakıncası vardır. Bu nedenlerle psikiatrist kontrolü olmadan ilaç
kullanımı uygun değildir.
-İlaç bağımlılık yapar mı?
Kısaca iki gurup bağımlılık vardır.
Psikoljik ve fiziksel. Fiziksel bağımlılık ilacın yokluğunun
fiziksel olarak şikayetlere yol açması ve ilaç veya madde
alındığında bu şikayetlerin geçmesi durumudur. Bunlar daha çok
bedensel şikayetler şeklinde olurlar. Psikolojik bağımlılık ise
ilacı kullanmadığında hastalığının mutlaka tekrarlayacağı inancı ile
hastalığının tekrarlamasının gerçekleşmesi durumudur. Antidepresan
ilaçların bağımlılığı görülmemektedir. Ancak hastalığın iyileşmesi
netleşmeden ilacın bırakılması sorunların tekrarlamasına neden
olacağından sadece ilaç bırakılması ile ilgiliymiş olarak
algılanabilir. Bu nedenle bağımlılık yapıyormuş gibi gelebilir.
Anksiolitik ( Sıkıntı
giderici ) ilaçların fiziksel bağımlılık yapabilme özellikleri
vardır. Bu nedenle yeşil reçete ile
satılmaktadırlar. Bu mutlaka
bağımlılık yapar demek değildir. Uygun durumlarda çok yardımcı
ilaçlardır.
- Teşekkür ederiz.
|