|
BİR ÜRÜNÜN SUNUMU
Grup başlarken ürünle ilgili çalışacağımızı söyledim. “Armut toptancısı
olup armut satalım.” önerisini götürdüm. Herkes Gülerek kabul etti.
Ürün olarak armudu seçmemin nedeni; ürün ne olursa olsun ister sigorta
poliçesi olsun ister meyve olsun nasıl sunulduğunun önemli olduğunu
göstermekti. Basit bir ürün seçmemin bir nedeni de özel bir bilgi
gerektirmemesiydi. Böylece ürünün nasıl sunulduğuna daha çok
odaklanabilirdik.
Müşteri rolündeki kişi süpermarket satın almacısıydı. Satıcı da armut
üreten bir firma sahibi oldu. Ürünüyle market piyasasına girmek
istiyordu. Bu yüzden de ürününü çok iyi tanıtması gerekiyordu. Telefonda
konuşmaya başladılar. Kemal müşteri oldu ve diğer oyunlarda olduğu gibi
müşteriyi bize doğaçlama yaparak tanıttı. Satıcı ise armut firmasının
sahibiydi. Telefonda konuşmaya başladılar.
“Merhaba ben Kemal armut satıyoruz bununla, ilgili olarak sizinle
toplantı yapmak istiyoruz” dedi. Ben orda durdurdum Ve ürünü daha
ayrıntılı anlatmasını istedim. Kemal “armudun neyini anlatacağım?” dedi.
İki sandalyesinin ortasına bir sandalye koydum. Kemal’i o sandalyeye
geçirdim. “Sen armutsun.” dedim. Gruptakilere de “Bu armudu tanımak için
istediğiniz soruları sorabilirsiniz.” dedim. Gruptan sorularla “25
yıllık bir ağacın meyvesiyim çok verimli topraklarda yetiştim. Özel
aşılanmış bir armudum ne tam ekşi ne tam tatlıyım mayhoş bir tadım var.
Tam olgunlaşmadan toplanıyorum, ağacım özel başka bir ağaç ile aşılandı
ve iri bir armudum, birinci sınıf kalitede. Isırıldığımda ağızda hoş ve
sulu bir tat bırakıyorum” tanımlamalarına ulaştık.
Gruptan birçok kişi canının armut çektiğini söyledi. Daha sonra
Kemal’den bunu telefonda anlatmasını istedim. O da armudun bütün
özelliklerini telefonda anlattı. Müşteriden bu anlatımın nasıl olduğuna
dair geribildirim istediğimizde, o da canının armut çektiğini ve ürünü
görmek istediğini söyledi.
Sonra diğer grup
üyeleri tek tek farklı birer ürün oldular. Benzeri şekilde çalıştık.
Özel bir süs bitkisi, şeftali, kitap oldu ve hatta biri etiket oldu.
Herkes ya kendi sektöründeki ya da sevdiği bir ürün oldu. Ürüne uzaktan
bakıldığında anlatılacak çok bir şey yokmuş gibi gelirken ürünle özdeşim
kurulduğunda ne kadar çok anlatılabilecek şey olduğu görüldü.
VAZGEÇMEDEN DEVAM ETMEK
Bir giyim mağazasında
satış temsilcisi olarak çalışan, konuşkan, hareketli ve grupta oyunlara
katılmaya hevesli olan Cemal “Tepkisiz ve suratsız bir müşteriyle
karşılaştığım zaman onlara bir türlü yaklaşamıyorum ve dolayısıyla da
satış yapamıyorum. Böyle kişilere nasıl satış yapılabilir ki?” diye bir
sordu. Gruptaki diğer üyelerde evet öyle tipler çok var diye onay
verdiler. Bu durumu burada sahneyi kullanarak deneyebileceğimizi
söyledim.
Cemal bulunduğu
mağazayı tarif ederek başladı. Beraber mağazaya baktık. Cemal bize
bulunduğu mağazayı göstererek tarif etti. Girişten hemen sonraki bölümde
gömlekler, diğer bölümde takım elbiseler ve pantolonlar ve bir diğer
tarafta da mevsim sonu ürünler vardı. İçeride bir de müdürünün olduğunu,
tam karşısında kasaya yaslanmış ve kollarını birbirine dolamış olarak
durduğunu ve kendisine “acaba ne yapacak” gibi baktığını söyledi.
Müşterisi olarak
Nurdan’ı seçti. Müşteri “İş arasında yani öğle yemeği sırasında buraya
geldiğini yoğun bir iş temposu olduğunu, öylesine gelip baktığını, Kolay
kolay beğenen biri olmadığını kafasında belli bir model olduğunu ve
klasik çizginin dışına çıkmayacağını” söyledi. Rolünü verdi ve oyuna
doğaçlama olarak devam ettik.
Cemal mağazanın hemen
girişinde durup müşteri bekliyordu. Müşteriye içeri girmesini söyledim.
Müşteri hiç Cemal’e bakmadan içeri girdi. Dümdüz devam etti bu sırada
müdürü Cemal’i gözlemlemeye devam ediyordu. Cemal müşterinin peşinden
gitti. Müşteriye “Özellikle baktığınız bir şey var mı?” diye sordu.
Müşteri hiç cevap vermedi. Bunun üzerine Cemal, ilk önce müdürüne baktı
ve bana dönüp “bu noktadan sonra yapılabilecek bir şey yok” dedi. “Ne
oldu” diye sordum. Bu müşteriyle iletişime geçilemeyeceğine inandığını o
yüzden yapılacak bir şey olmadığını söyledi. Müşteri rolündeki Nurdan’a,
kendisiyle iletişime geçilip geçilemeyeceğini sordum.
Nurdan “Biraz daha
benimle ilgilenseydi. Hemen pes etti. Halbuki mağazaya girmişim ve
bakıyorum.” dedi. İkisinin yerini değiştirdim. Cemal müşteri Nazlı da
satıcı oldu. Nazlı müşteriye fazla yaklaşmadan güler yüzle ve sıcak bir
şekilde “Hoş geldiniz” dedikten sonra bir süre bekledi. ve “beyefendi şu
tarafta indirimliler bu tarafta da mevsimlikler var.” dedi. Müşterinin
indirim reyonuna gittiğini görünce “Çok kaliteli ürünlerimizde oldukça
yüksek indirim var” dedi. Yine belli bir mesafede kalarak müşterinin
neyle ilgilendiğine baktı. Müşteri soru sormaya başladığında yanına
gitti ve sorularına cevap vermeye başladı.
Cemal bu yaklaşımdan
hiç rahatsız olmadığını mağazayı anlatmasının hoşuna gittiğini söyledi.
“Aradığınız bir şey mi var?” sorusundan hatta soru sorulmasından daha
güzel olduğunu söyledi.
Bunun üzerine Cemal
tekrar satıcı rolüne geçti ve buradan devam etti. Rahatsız etmeden
müşteriyi mağazayı tanıtmaya başladı. Ve mağazayı tanıtıp müşteriyi
rahat bıraktı, bir fiziksel olarak müşteriden belli bir uzaklıkta
durmasına rağmen müşteriye her an hizmet verebilmek için rahatsız
etmeden gözleriyle takip etti. Müşteri bir pantolona baktı. Ve Cemal’e
Pilisiz pantolon istediğini söyledi. Cemal da artık pilisiz
üretmediklerini o yüzden olmadığını söyledi. Cemal tekrar vazgeçti ve
bir kenara çekildi yani müşteriyle ilgilenmemeye başladı. Yani yine
vazgeçti ve “Bu durumda yapılabilecek bir şey yok.” dedi. “Pilisiz
istiyor. Ondan da elimizde yok.”
Bunun üzerine gruptan
bir üye “Belki şöyle yapılabilir.” diyerek Cemal’in yerine sahneye
çıktı.
Sahneye çıkan üye
satıcı, Cemal müşteri rolüne geçti. Pililerini açtırabileceği önerisinde
bulunda ve “Bir büyük beden alırsanız terzimiz bunu yapabilir.” diyerek
müşteriye çözümler üretmeye başladı. Bunun üzerine Cemal “evet aslında
bir şekilde çözüm bulunabilir ben hemen vazgeçiyorum” dedi.
Yeniden satıcı rolüne
geçip müşterinin isteklerini dinleyip ona çözümler üretmeye çalıştı ve
pantolonun yanında bir de gömlek sattı. Müşteriyle ilgilenmeye
başladıktan sonra müdürünün ona bakmasının öneminin azaldığını fark
etti.
Bu
çalışmadan sonraki gurupta Cemal’le aynı sorunu paylaşan Kadir
kendisinin de benzer tarzda bir müşterisi olduğunu haftada bir iki gün
mağazasına geldiğini fakat onunla iletişime hiç geçmemiş olduğunu
söyledi.
Kadir sonraki hafta geldiğinde, Cemal’in oyunundan sonra kendi
müşteriyle vazgeçmeden devam ederek iletişim kurmaya çalıştığını ve
hatta giysiyi denetebildiğini söyledi. Almadı ama en azından denedi
dedi.
GRUP ÜYELERİNİN
GERİBİLDİRİMLERİ
Sonuncu grupta “Ne
umdunuz ne buldunuz?” diyerek grup üyelerinden çalışmaya dair
geribildirimler aldım.*
Nurdan; diğer eğitimler
gibi ajandası ve kalemiyle geldiğini ve onları kullanmayacağımızı
söyleyince çok şaşırdığını söyledi.( Bu konuda herkes Nazlı’ya katıldı
ve kendi ajandayla gelme hikayelerini anlattılar.) Daha önce hiç bu
şekilde bir çalışmada bulunmadığını kendi adına hızı konusunda,
müşteriyle empati kurma konusunda, müşteriye nasıl yaklaşacağı konusunda
ve ürün hakkında çok şey öğrendiğini söyledi. Ve herkesin burada farklı
işlerde çalıştığını bunun da çok iyi olduğunu hiç direk mal satışı
yapmadığı halde burada onu bile denediğini, giysi sattığını söyledi.
Kemal; Önceden sinirli
müşteri gelince kendisinin de çok sinirlendiğini söyledi ve ekledi;
“Şimdi ise kendimi onun yerine koyuyorum belki bir şey olmuştur diyerek
o kişilere daha iyi hizmet vermeye çalışıyorum.” dedi. Hatta başka
mağazalara girdiğinde satıcıların kendisine nasıl davrandığına dikkat
ettiğini söyledi.
*Bu çalışmayla ilgili ayrıntılı bilgiyi
www.epiospsikoterapi.com adresimizde bulabilirsiniz. |