|
Merhaba Ercan Bey anne babalar çocuklarını uzmana götürdüklerinde bazı
testler isteniyor. Bir çok anne baba testlere neden ihtiyaç duyulduğunu
soruyor. Bu konuyu açılayarak başlayabilir miyiz?
Testler, çocukları, gençleri ve yetişkinleri daha yakın tanımak amacı
ile yapılan çalışmalardır. İki önemli özelliği vardır bence. Bunlardan
birincisi tanıya yardımcı olmak amacı ile kullanılabiliyorlar. Bir
diğeri de, örneğin şahsiyet testlerindeki psikodinamik yorumlar terapide
bizim çok işimize yarabiliyor. Projektif teknikler kişinin kendi
projeksiyonları olasından dolayı bize erken dönem anne-baba ilişkileri,
kendilik algısı, sosyal çevre ilişkileri ve benzeri konularda bilgi
verebiliyor. Biz de buradan edindiğimiz bilgi ve bulguları terapi süreci
içerisinde yeri geldiğinde zaman zaman kullanabiliyoruz. Yine özellikle
çocuklarda IQ’nun bilinmesi, öğrenme güçlüklerinin okul başarı ya da
başarısızlığının belirlenmesinde; dikkat testleri, kişinin dikkat
düzeyinin ve konsantrasyonunun sağlayıp sağlayamamasının anlaşılmasında
bize yardımcı olabiliyor.
Peki, genel olarak uygulanan testler nelerdir?
Uygulanan testler yaşa, eğitim durumuna, anamneze (Kişinin yaşam öyküsü)
ve tanıya göre değişebiliyor. Kısaca bilgi vermek gerekirse WISC-R
(Çocuklar için zeka ölçeği) 6-16 yaş gurubuna genel zihinsel düzeyinin
belirlemek amacı ile uygulanır. Öğrenme güçlüğünün, dikkat eksikliğinin
ve bazı yeteneklerin tespit edilmesinde kullanılan bir testtir. Alt
testler arasındaki ilişki bize kişinin zihinsel yetenekleri ve öğrenme
becerileri açısından bilgi veriri. Bunun yanı sıra yine çocuklarda
uygulanan Standford Binet, (0-6 yaş gurubu) Cattell testleri , Porteus
Labirentleri gibi IQ testleri, Benton gibi dikkat testleri, Bender
Gesltalt gibi organisite testleri ve Ankara Gelişim Envanteri, Burunet
Lezine, Denver Gelişim envanteri gibi gelişim testleri bulunmaktadır.
Ayrıca Rorscach, Louuisa Duss ve CAT gibi projektik tekniklere dayalı
kişilik testleri de uygulanmaktadır.
Anne-babalar özellikle çocuklarının zeka puanını çok merak ediyorlar.
Ama klinisyen ve testörler bu puanları açıklamak istemiyorlar. Bunun bir
sakıncası mı var? Neden söylemiyorlar?
Evet, bu durum bizim de zaman zaman karşılaştığımız bir soru. Şimdi skor
yani elde edilen puan, IQ testlerinde kişinin genel zeka bölümünü veren
bir değerdir. Yani puana baktığımızda biz çocuğun kendi yaş gurubu
içerisinde mi, yaşının altında mı ya da kendi yaşının üzerinde mi diye
değerlendiriyoruz. Yani daha çok hangi bölümde yer aldığına bakıyoruz.
Bazı aileler puanı öğrendiklerinde bunu ağırlık ya da boy uzunluğu gibi
değerlendirebiliyor.
Bu
durum da yanlış yorumların yapılmasına,puanların karşılaştırılmasına,
çocuğa farklı yüklemelerin yapılamasına neden olabiliyor. Çocuk
etiketleniyor yani.
Bu
etiketlenmenin sonuçları neler olabiliyor?
Diyelim ki IQ puanı 120’nin üzerinde olan bir çocuğa karşı ailenin
beklenti düzeyi değişebiliyor. Çocuk, her şeyi yapabilirmiş gibi
algılanıp her alanda üst düzey başarılar beklenebiliyor. Bu durum da
zaman zaman ailelerde ve çocukta hayal kırıklarının yaşanmasına,
ilişkilerinde bazı problemlerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Uygulanan testlerin sonuçları çocukların terapisinde nasıl kullanılıyor?
Özellikle projektif tekniklere dayalı testlerin bize terapide çok
yardımcı olduğu kanaatindeyim. Örneğin bir CAT testinde çocuğun
kendiliği, aile ilişkileri, kişilik gelişimi ve sosyal çevre
ilişkilerini görebiliyoruz. Buna göre terapide biz daha çok hangi
konunun üzerinde çalışacağız, çocukla mı ya da daha çok aile ile mi
çalışacağız, oyun terapisi mi uygulayacağız, sanat terapisi mi
uygulayacağız, hangi tekniği nasıl kullanacağız gibi sorulara bu
testlerden aldığımız sonuçlara ve bulgulara göre karar verebiliyoruz. Bu
açıdan belki yolu kısaltıyor.
Yani
terapisti hangi tekniği kullanacağı, ne üzerinde çalışacağı konusunda
bilgilendiriyor diyorsunuz.
Evet. Yalnız testler mutlaka yolu kısaltır gibi bir görüş içerisinde de
değilim. Elimizde bir veri var. Biz de terapide bunu en iyi şekilde
kullanmak istiyoruz.
Peki, hangi testörde ne gibi özellikler arayacağız?
Testler konusunda eğitim almış olmak önemli. Çünkü uygulama ve yorumlama
konusunda kişinin yeterli olması gerekiyor. Eğitim özellikle yorumlama
açısından çok önemli. Yorumu yanlış yapılan test, terapi sürecinde
kişiye, klinisyene ve aileye zarar verebiliyor. Çünkü klinisyen
“Testinizde şöyle bir bulgu çıkmış. Biz bunun üzerinde çalışacağız.”
diye açıklıyor aileye. Eğer o bulgu yetersiz bir kişi tarafından
yorumlanmışsa çocuğa zarar verebiliyor. Test vermek ve terapi bana göre
eğitimin çok önemli ve gerekli olduğu iki alan. Dikiş dikmeyi bilmeyen
bir terzi iğneyi müşterisinin eline batırır değil mi? Bu da öyle bir
şey.
Peki, testlerle hangi patolojileri belirlemek mümkün?
Testlerle öğrenme güçlüklerini, d,kkat eksikliğini organik nedene bağlı
patolojileri, genel zihin düzeyini ve her türlü psiko-patolojiyi
belirlemek mümkün.
Karşılaştığınız güçlükler neler oluyor? Mesela anne-babalar sizden
teşhis koymanızı istiyorlar mı? Açıklamalarınızı nasıl karşılıyorlar.
Hayal kırıklığı yaşayan anne-baba ve çocuklar oluyor mu?
Çocuklarla iletişim kurmanın işbirliği sağlamanın bazı güçlükleri
olabiliyor tabi. Ama ben teste gelmeden önce çocuğun ve ailenin
bilgilendirilmesinin yaralı olacağı kanaatindeyim. Hangi testin
uygulanacağının söylenilmesi, test materyali ile ilgili bilgi verilmesi,
test odasının ve testi uygulayacak kişinin hakkında kısa bilgi verilmesi
(eğer imkan varsa çocukla testörün tanıştırılmasının) aileyi ve çocuğu
rahatlatan etkisi olduğu kanaatindeyim. İşbirliği sağlanmakta ya da
iletişim kurmakta zorlanıldığı zamanlarda oyunlar, resimler bizim çok
işimize yarabiliyor. Teşhisle ilgili bilgiden daha çok bulgular üzerinde
aileye bilgi vermek daha önemli. Aile, teşhis konusunda ısrarcı olduğu
zamanlarda teşhisle ilgili kısa bir bilgi verebiliyoruz.
Kişilerin tepkileri neler oluyor. Sonuçları nasıl karşılıyorlar.
Açıkçası çok olumsuz tepkilerle karşılaştığımızı söyleyemeyeceğim. Çünkü
testi hangi amaçla yaptığımızı bilen aileler sonuçla ilgili olumsuz
tepki göstermiyorlar. Testlerin sonuçlarına göre aileye nasıl bir yol
izleneceği, hangi bulguların önemli olduğunun ifade edilmesi bence çok
gerekli.
Peki, verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.
Ben
teşekkür ederim.“
|