EPiOS BÜLTEN

Bu bültendeki tüm yazılar kaynak gösterilerek izinsiz kullanılabilinir.

mayıs - haziran '07    sayı:4

 
 

 
  Psk. Ercan Eroglu  
 PSİKOLOJİK TESTLER
 

Merhaba Ercan Bey anne babalar çocuklarını uzmana götürdüklerinde bazı testler isteniyor. Bir çok anne baba  testlere neden ihtiyaç duyulduğunu soruyor. Bu konuyu açılayarak başlayabilir miyiz? 

Testler,  çocukları, gençleri ve yetişkinleri daha yakın tanımak amacı ile yapılan çalışmalardır. İki önemli özelliği vardır bence. Bunlardan birincisi tanıya yardımcı olmak amacı ile kullanılabiliyorlar. Bir diğeri de, örneğin şahsiyet testlerindeki psikodinamik yorumlar terapide bizim çok işimize yarabiliyor. Projektif teknikler kişinin kendi projeksiyonları olasından dolayı bize erken dönem anne-baba ilişkileri, kendilik algısı, sosyal çevre ilişkileri ve benzeri konularda bilgi verebiliyor. Biz de buradan edindiğimiz bilgi ve bulguları terapi süreci içerisinde yeri geldiğinde zaman zaman kullanabiliyoruz. Yine özellikle çocuklarda IQ’nun bilinmesi, öğrenme güçlüklerinin okul başarı ya da başarısızlığının belirlenmesinde; dikkat testleri, kişinin dikkat düzeyinin ve konsantrasyonunun sağlayıp sağlayamamasının anlaşılmasında bize yardımcı olabiliyor.  

Peki, genel olarak uygulanan testler nelerdir? 

Uygulanan testler yaşa, eğitim durumuna, anamneze (Kişinin yaşam öyküsü) ve tanıya göre değişebiliyor. Kısaca bilgi vermek gerekirse WISC-R (Çocuklar için zeka ölçeği) 6-16 yaş gurubuna genel zihinsel düzeyinin belirlemek amacı ile uygulanır. Öğrenme güçlüğünün, dikkat eksikliğinin ve bazı yeteneklerin tespit edilmesinde kullanılan bir testtir. Alt testler arasındaki ilişki bize kişinin zihinsel yetenekleri ve öğrenme becerileri açısından bilgi veriri. Bunun yanı sıra yine çocuklarda uygulanan Standford Binet, (0-6 yaş gurubu) Cattell testleri , Porteus Labirentleri gibi IQ testleri, Benton gibi dikkat testleri, Bender Gesltalt gibi organisite testleri ve Ankara Gelişim Envanteri, Burunet Lezine, Denver Gelişim envanteri gibi gelişim testleri bulunmaktadır. Ayrıca Rorscach, Louuisa Duss ve CAT gibi projektik tekniklere dayalı kişilik testleri de uygulanmaktadır.

Anne-babalar özellikle çocuklarının zeka puanını çok merak ediyorlar. Ama klinisyen ve testörler bu puanları açıklamak istemiyorlar. Bunun bir sakıncası mı var? Neden söylemiyorlar? 

Evet, bu durum bizim de zaman zaman karşılaştığımız bir soru. Şimdi skor yani elde edilen puan, IQ testlerinde kişinin genel zeka bölümünü veren bir değerdir. Yani puana baktığımızda biz çocuğun kendi yaş gurubu içerisinde mi, yaşının altında mı ya da kendi yaşının üzerinde mi diye değerlendiriyoruz. Yani daha çok hangi bölümde yer aldığına bakıyoruz. Bazı aileler puanı öğrendiklerinde bunu ağırlık ya da boy uzunluğu gibi değerlendirebiliyor.

Bu durum da yanlış yorumların yapılmasına,puanların karşılaştırılmasına, çocuğa farklı yüklemelerin yapılamasına neden olabiliyor. Çocuk etiketleniyor yani.  

Bu etiketlenmenin sonuçları neler olabiliyor? 

Diyelim ki IQ puanı 120’nin üzerinde olan bir çocuğa karşı ailenin beklenti düzeyi değişebiliyor.  Çocuk, her şeyi yapabilirmiş gibi algılanıp her alanda üst düzey başarılar beklenebiliyor. Bu durum da zaman zaman ailelerde ve çocukta hayal kırıklarının yaşanmasına, ilişkilerinde bazı problemlerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.  

Uygulanan testlerin sonuçları çocukların terapisinde nasıl kullanılıyor?  

Özellikle projektif tekniklere dayalı testlerin bize terapide çok yardımcı olduğu kanaatindeyim. Örneğin bir CAT testinde çocuğun kendiliği, aile ilişkileri, kişilik gelişimi ve sosyal çevre ilişkilerini görebiliyoruz. Buna göre terapide biz daha çok hangi konunun üzerinde çalışacağız, çocukla mı ya da daha çok aile ile mi çalışacağız, oyun terapisi mi uygulayacağız, sanat terapisi mi uygulayacağız, hangi tekniği nasıl kullanacağız gibi sorulara bu testlerden aldığımız sonuçlara ve bulgulara göre karar verebiliyoruz. Bu açıdan belki yolu kısaltıyor.  

Yani terapisti hangi tekniği kullanacağı, ne üzerinde çalışacağı konusunda bilgilendiriyor diyorsunuz. 

Evet. Yalnız testler mutlaka yolu kısaltır gibi bir görüş içerisinde de değilim.  Elimizde bir veri var. Biz de terapide bunu en iyi şekilde kullanmak istiyoruz.

Peki, hangi testörde ne gibi özellikler arayacağız? 

Testler konusunda eğitim almış olmak önemli. Çünkü uygulama ve yorumlama konusunda kişinin yeterli olması gerekiyor. Eğitim özellikle yorumlama açısından çok önemli. Yorumu yanlış yapılan test, terapi sürecinde kişiye, klinisyene ve aileye zarar verebiliyor. Çünkü klinisyen “Testinizde şöyle bir bulgu çıkmış. Biz bunun üzerinde çalışacağız.” diye açıklıyor aileye. Eğer o bulgu yetersiz bir kişi tarafından yorumlanmışsa çocuğa zarar verebiliyor. Test vermek ve terapi bana göre eğitimin çok önemli ve gerekli olduğu iki alan. Dikiş dikmeyi bilmeyen bir terzi iğneyi müşterisinin eline batırır değil mi? Bu da öyle bir şey.  

Peki, testlerle hangi patolojileri belirlemek mümkün? 

Testlerle öğrenme güçlüklerini, d,kkat eksikliğini organik nedene bağlı patolojileri, genel zihin düzeyini ve her türlü psiko-patolojiyi belirlemek mümkün.  

Karşılaştığınız güçlükler neler oluyor? Mesela anne-babalar sizden teşhis koymanızı istiyorlar mı? Açıklamalarınızı nasıl karşılıyorlar. Hayal kırıklığı yaşayan anne-baba ve çocuklar oluyor mu? 

Çocuklarla iletişim kurmanın işbirliği sağlamanın bazı güçlükleri olabiliyor tabi. Ama ben teste gelmeden önce çocuğun ve ailenin bilgilendirilmesinin yaralı olacağı kanaatindeyim. Hangi testin uygulanacağının söylenilmesi, test materyali ile ilgili bilgi verilmesi, test odasının ve testi uygulayacak kişinin hakkında kısa bilgi verilmesi (eğer imkan varsa çocukla testörün tanıştırılmasının) aileyi ve çocuğu rahatlatan etkisi olduğu kanaatindeyim. İşbirliği sağlanmakta ya da iletişim kurmakta zorlanıldığı zamanlarda oyunlar, resimler bizim çok işimize yarabiliyor. Teşhisle ilgili bilgiden daha çok bulgular üzerinde aileye bilgi vermek daha önemli. Aile, teşhis konusunda ısrarcı olduğu zamanlarda teşhisle ilgili kısa bir bilgi verebiliyoruz.  

Kişilerin tepkileri neler oluyor. Sonuçları nasıl karşılıyorlar.  

Açıkçası çok olumsuz tepkilerle karşılaştığımızı söyleyemeyeceğim. Çünkü testi hangi amaçla yaptığımızı bilen aileler sonuçla ilgili olumsuz tepki göstermiyorlar. Testlerin sonuçlarına göre aileye nasıl bir yol izleneceği, hangi bulguların önemli olduğunun ifade edilmesi bence çok gerekli.  

Peki, verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.  

Ben teşekkür ederim.

 

 

 
 
 
 
 
 
 
   
   
   
   
   
   
   
   

 

PSİKOTERAPİ MERKEZİ

2007