|
Okul döneminde kendinden daha iyi durumdaki çocuklarla
kendisini rekabet halinde bulmuştu. Sürekli onların şartları ile
kendi durumunu karşılaştırıyordu. Sahip olamadıkları için
çabalaması gerektiğini o yaşlarda öğrenmiş, yetişkin yaşamda da
bu isteği ön plana çıkmıştı. Sanki zamanını bu işlere ayırmasa
her şeyi kaybedecekmiş gibi geliyordu ona. Ancak, bu durum
kendisini eşinden ve ailesinden uzaklaştırıyordu. Diğer eş ise ,
eşinin evden uzaklaşmasını anlamıyor. Sorguluyor ve
yargılıyordu. Eşinin kendisinden uzaklaştığını, sevmediğini,
beğenmediğini hatta başka kadınlarla paylaştığına inanıyordu.
Kendisini yalnız hissediyordu. Ne yapsa eşinin kendisini
görmediğini yaşıyordu.
Bu duyguları başka bir kişide ya da zamanda yaşamış mıydı?
Evet, o da varoşta büyümüştü. Ancak, okumamış ve zamanının
çoğunu ev işleri ile geçiriyordu. Kendini işe yaramaz
hissediyordu. Evlendikten sonraki hayatı da aynı geçmişti.
Kendisini işe yaramaz, okumamış görüyor ve bu durumun dışına
çıkamıyordu. Gittikçe birbirlerinden uzaklaşmışlardı.
Tartışmalar kavgalara dönüşmüştü. Karşılıklı hassasiyetleri
artmış,
birbirlerini
göremez hale gelmişlerdi. Tam da bu noktada terapiye gelmeye
karar verdiler. |