epios bülten
bu bültendeki yazılar kaynak gösterilerek izinsiz kullanılabilinir.

sayı 6  ocak-şubat '08

  Bülten Bültenler Arşiv Ana Sayfa  
  "BABAM ve OĞLUM" ve PSİKODRAMA

Psk. Suzan Mert

 
 

Psikodramada yaşanan durum tıpkı çocukların oyunlarındaki gibi sağaltıcı olmaktadır. Moreno da yöntemini iki çocuğun oyunundaki konuşmalarla keşfetmişti. 6 yaşındaki ağabey kız kardeşine  “Şu yemeği doğru dürüst ye, mızmızlık etme şimdi tokadı yersin.” der.  Küçük sinirli bir şekilde “Sen çok kötü bir annesin. Hep beni döversin ağabeyime hiç dokunmazsın” diyerek yanıtlar. İşte Moreno bu oyundan şu sonucu çıkarmıştı. Oyunda ağabey sert annenin yerini tutmaktan hoşlanıyordu. Küçük de hiçbir zaman annesinin yüzüne söylemeye cesarete edemediği sözleri söylüyordu. Demek ki günlük yaşamda çocuklar çeşitli baskılar yüzünden açığa vuramadığı, istek ve duygularını kendiliğinden (spontan olarak) açığa vurmakta, ifade etmekte rahatlamaktadır.

 

Moreno bundan sonra bu oyundan etkilenerek psikodrama tekniğini yetişkinlerle de çalışmaya başlamıştır.

 

Psikodramanın, konuşularak yapılan diğer terapi

yöntemlerinden farkı,  içinde eylemi barındırıyor olmasıdır. Kişi zorlandığı durumlardan nasıl çıkacağını sadece düşünsel olarak değil tüm bedeni ve duygularıyla bulmuş olur.

İnsanların sağ ve sol beyin fonksiyonları  açısından baktığımızda sağ beynimizin faaliyette olduğu bir andır eylem. (Bkz. Bir Kafada İki Kişi Olmak, Mahmut Şefik Nil, Epios Bülten, Sayı 3)

 

Goleman’a göre duygu,  bir his  ve bu hisse özgü belirli düşünceler, psikolojik  ve biyolojik haller ve bir dizi hareket eğilimi olarak tarif etmiştir.  Psikodramanın bir diğer üstünlüğü de tüm sahnenin ‘şimdi ve burada’ya tekrar getirilip canlandırılması ve o durumun içinden nasıl çıkılacağının eylem yoluyla bulunmasıdır. O esnada protogonistin spontanlığının (kendiliğindeliğinin) harekete geçirilip duruma yeni yanıtın protogonist tarafından bulunmasıdır.

 

Filmimizdeki sahneye gelince yıllardır görüşmediği oğlunun hastalığından ve ölümünden kendini sorumlu tutan baba belki de yıllardır gizlediği suçluluk duygusunu içinden çıkılmaz bir şekilde kendiliğinden ağlayarak ifade etmeye başladığı noktada teyze ona suçluluk duygusunun içinden ‘nasıl’ çıkılabileceğini göstermiş oldu. Sahnemize geri dönersek babanın birden durarak ayağa kalmasıyla oğlunun koşarak onu yıkıp geçmesi ve ‘gideni durduramayacağını’ fark etmesi suçluluk duygusunun içinden çıkabilmesi için etkili bir eylem oluyor.

 

Moreno’nun dediği gibi insan yaratıcı, spontan, davranan ve  sosyal bir varlıktır. Tek yapılacak olan bu potansiyelin eyleme dönüştürülmesinin sağlanmasıdır.

 

 

Bültene Dönüş

 

epios bülten 2007