| Bu
bilgilerimizi kısaca özetleyelim:
Şöyle ki
Bir-iki yaşlarındaki küçük bir çocuk henüz kendisi için tehlikeli olan
şeylerin farkında olmadığından ebeveyni tarafından durdurulmak
zorundadır. Bu engellenme kendisini olumsuz bir varlık olarak
algılamasına yol açar, değersiz hisseder, utanç duyar. Ebeveyni
çocuğunun bu durumunu algılayıp, onu kucağına alıp sever, onun kendisi
için çok değerli olduğunu, ona zarar gelmemesi için kendisini
durdurduğunu anlatırsa,-yani onunla diyalog kurarsa- değersizlik duygusu
yerini değerli olmaya bırakır. "Utanç" duygusunun yerini de "onur"
duygusu alır. Bu, kendisinin yapmış olduğu olumsuz bir davranışın
kendisinin “bütünüyle olumsuz”
hale
getirmediğini, sadece "davranışının" kendisine veya başkasına zararı
olabilecek olumsuz bir davranış olduğu şeklinde bir düşünce yapısı
geliştirmesini sağlar. Bu şekilde davranışlarla başlayan diyalog daha
sonra çocuk büyüdükçe, yapılan kısıtlamaların nedenlerinin
konuşulabildiği, duruma göre gerekirse değiştirilebildiği sözlü
"diyalog" la da sürdürülürse çocukta "onur" duygusu yerleşir. (Burada
bahsettiğimiz onur duygusu, kendinin olumlu, sevilen, sevilecek
özellikleri olan bir insan olduğuna inancı olması anlamında bir onur
duygusundan bahsediyoruz. Bu herhangi bir davranışla kırılabilecek, yok
olabilecek bir duygu değildir. Mesela birisi ona basit denilebilecek bir
haksızlık yaptığında onu öldürme davranışına yol açmaz, hakkını arama
davranışına yol açar.) Yani durdurulmayla açılan yara diyalogla sarılır,
kapanır. .
Bu
olmadığında, çocuk sadece durdurulup bırakıldığında utançla kalır.
Kendi tüm varlığını olumsuz bir yapı olarak algılar. Ebeveyni utancını
destekleyen davranışlarda gösterebilir. Çocuğu dövüp, bir daha yaparsan
daha çok döverim der. Çocuk ne olduğunu anlamaz sadece ne olduğunu
bilmeden istediği bazı şeylere engel olunmaktadır. Halbuki o "şeyi"
yapmakla ilgili merakı ve isteği devam etmektedir. Bu kendisini "olumsuz
bir varlık" olarak algılamasına yol açar. Gelişimi böyle devam eden bir
insanın kaybedebileceği bir şey olmadığından utanç duygusunun tetikleyen
durumlar çok yüksek patlamalara yol açabilirler.
Suç, yapılan
eylemin o ondaki direkt etkilerinden başka, suya atılan bir taşın
oluşturduğu dalgalar gibi yayılan birtakım etkilere neden olur.
|