|
Süleyman Bey ailesi tarafından 17 yaşındayken evlendirilmiş.
15 yıl süren evliliği boyunca kendisi ile aynı yaşta olan eşinden üç
tane çocuğu olmuştur. Bir boşanma kararının arifesinde kliniğe
başvurarak yardım almak istemişlerdir.
Eşi Ayla Hanım, eşinin bir yıl önce babasını bir kazada
kaybettiği için ağır bir depresyon geçirdiğini ve bu nedenle akıl almaz,
anlamsız bir boşanma talebinde bulunduğunu ifade etmektedir.
Süleyman Bey bu bağlantı karşısında çoğu kez sessiz kalmakta
ama boşanma kararında bu olayın etkisinin olmadığını da sıklıkla dile
getirmektedir. Süleyman Beyin ifade ettiği neden, eşi Ayla Hanım
yüzünden kendi ailesi ile bağlarının koptuğu yolundaki gerekçesidir.
Süleyman Bey, babasının beklenmedik ölümüyle ailesi ile bağlarının
dönüşümsüz olarak koptuğunu fark etmiştir. Ancak daha yıkıcı olan, eşi
nedeniyle hayatla olan bağlarının da koptuğunu fark
etmiştir. Bir gün öleceğini sık sık söyleyerek artık hayatını
yaşamak istediğinde oldukça ısrarcıdır. Yaşanan her anın bir tarihi
vardır ve şu an yaşanan sır, biraz geriden bakıldığında şaşırtıcı bir
biçimde anlaşılır hale gelir. Bu nedenle yaşadıkları tarihi daha net
anlama ihtiyacı içindeyiz.
Süleyman Bey 15 yılık evlilikleri boyunca bir kere Ayla Hanım
olmadan kendi ailesi ile görüşemediğini ifade etmektedir. Çünkü her ne
zaman Ayla Hanımı evde yalnız bırakmak ve arkadaşları ya da kendi ailesi
bir gece geçirmek istese Ayla Hanımın çok şiddetli korkuları nedeni ile
eve dönmek zorunda kaldığını söylemektedir.
Ayla Hanım kırılmış bir şekilde, yalnızlıktan gerçekten
korktuğu için Süleyman Beyin gitmesini istemediğini, onun evde olmadığı
birkaç gece “Hırsız gelecek.” şeklinde artan bir huzursuzluk nedeni ile
uyuyamadığını, hatta ağlayarak gün doğumunu beklediğini anımsamaktadır.
Bu korkusunu bir türlü denetleyemediğini, hatta en büyüğü on dört
yaşında olan erkek çocuğunun varlığının bile kendisini yatıştıramadığını
söylemektedir.
Uzayıp giden seanslarda dikkatimi çeken temel işleyiş birbiri
ile var olan iki cümledir. Ayla hanımın temel cümlesi “Eşim tarafından
korunmalıyım.” cümlesi iken, Süleyman Beyin temel cümlesi “Eşimi
korumalıyım.” şeklinde ifade bulmaktadır.
Uzun yıllar boyunca birçok konuda tartışan Süleyman Bey ve
Ayla Hanım, kendi içlerinde kurdukları bu iki cümleyi fark
etmemişlerdir. Yani Süleyman Bey “Neden ben eşimi korumak zorundayım?”
sorusunu kültürel ve ahlaki nedenlerle asla kendisine sormamıştır.
|