|
24 saatlik günümüzün yaklaşık olarak 8-10
saati iş yerimizde yaşanır. Gariptir ama iş arkadaşlarımızı gördüğümüz
kadar eşimizi, çocuğumuzu görmeyiz.
Her iş yeri bir kurum olarak canlı bir insan
gibidir: Rakipleri vardır, dostları, sempati duyanları, bazen krizler
yaşar, bazen huzurlu, bazen gergindir. Zaman zaman değişmek, imajını
yenilemek ister. Gerekli özen gösterilmezse har canlı gibi küser.
Çağdaş dünyanın rekabet temelli iş anlayışı,
çalışanların gergin olmalarına yol açar, iş verimlerini düşürür ve
kurumsal bağılılıklarını azaltır. Rekabet temelli iş anlayışını
değiştirmeye gücümüz yetmese bile en azından tahmin edilebilir
etkilerine karşı kurumların daha az zarar görmesini sağlamak mümkündür.
Bir kurumda en zor denetlenebilen kaynak
insan gücüdür. Çalışanların ruhsal durumları olduğu gibi iş yerine
aktarılır yani bir kurumun "karakteri ve kaderi" çalışanları tarafından
yaratılır. Bu nedenle çalışanların huzurlu ve üretken olması bir kurumun
gelişebilir ve kalıcı olması anlamına gelir.
Bu amaçlı çalışmalar çok çeşitli olabilir.
Çalışanlara uygulanacak test ve ölçekler, kurum imajının yenilenmesine
dönük çalışmalar, iş bağlılığı ve verimi yükseltme amaçlı grup ve atölye
çalışmaları gibi.
Çalışmalarımız iş yerindeki sistemin
yapısının belirlenmesi ile başlar. Çünkü her iş yerinin kendine özgü bir
sistemi ve yapısı vardır. Bu sistem ya da yapının doğasında barındırdığı
güçlüklere karşı alınacak önlemler büyük ölçüde rahatlatıcı olacaktır.
|