BİR İPTE İKİ
CAMBAZ (ilişkiler
kitabı)
Çevremizde bir kadın olarak
erkekleri, bir erkek olarak kadınları anlamanın ‘zor' olduğuna
ilişkin cümleleri sık sık duyarız.Gerçekte de iki cinsiyet,
birbirini anlamaz mı; yoksa anlaşamadıkları bir noktada en
kolay çıkış yolu mudur bu? ‘'Zor'' olan, gerçekte nedir? Her
şey yolunda giderken birden beliriveren ve aşılmayan duvar,
hangi duyguların, hangi gizli cümlelerin sonucunda birden ortaya
çıkar?
Yazar bu soruyu araştırırken
yaşamlarımızdan sunduğu kesitlerle sesleniyor.
Beyinlerimizin çalışma sistemi, ilişkilerde kendini ve
diğerini algılama, alam arayışı olarak ilişkiye tutunma ya
da kaçınma, anne babalarımızdan akıp gelen ilişki algıları
ile geçmişte bıraktığımız ve şu anda yaşadığımız
ilişkilerimize farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor.
|
|
RUHUN
KAYGAN KUMLARI
Hayatın amacı
mutluluğu yakalamak mıdır? Kim ileride bir gün, güneşli
çayırlara sere serpe uzanıp mutluluğa ulaşmanın özlemini duymaz
ki? Gerçekteyse yaşamın böyle olmadığını biliriz; yolumuz
genellikle loş, yönümüz belirsizdir. Çoğu zaman suçluluk, keder,
ihanet, şüphe, depresyon, öfke ve benzeri durumların kasvetinde
kaybolur gideriz. Bizi bekleyen bundan mı ibarettir?
Yazar, öyle
olmayabileceğini söylüyor. Jung’cu bakış açısı, hem bataklıkları
hem de güneşli çayırları kucaklayarak hayatın hedefinin mutluluk
değil, anlam olduğunu ileri sürüyor. Ve anlam, sadece çiçekler
ve güneş ışığından ibaret olmasa da, gerçektir.
Ruhun Kaygan
Kumları, hiçbirimize yabancı olmayan zorlu ruhsal durumları
araştırıyor. |
| |
|
|
|
|
 |
James Hollis
Sistem
Yayıncılık
İstanbul, 2004, 184 sayfa, |
|
|
|
|
SATÜRN'ÜN
GÖLGESİNDE
Mitolojide
Satürn, gücünü elinden almalarına engel olmak niyetiyle
evlatlarını yiyen Roma tanrısıdır. Satürn'ün bu ağır
mirasını taşıyan erkek, kadın korkusu ve baba hasreti
gibi yüklerle kendisini ve etrafındakileri yaralar.
Jung'cu psikanalist James Hollis, bu yaralanmayı geniş
bir perspektifle tanımlayarak erkeklerin ruhsal
yaralarını iyileştirme yollarını arıyor.
Erkeklerin
kalplerinde gizli sekiz sırrı dile getiren, erkeklerin
başlıca düşmanının kadın korkusu ve diğer erkekler
tarafından yaralanma korkusu olduğunu öne süren yazar
erkekler kadar kadınlara da sesleniyor.
"Erkeklerin spor ve savaş dışında çok az birliktelik
kurması ne hazindir. Duygusal yakınlığın paylaşıldığı
hemcins bir dosta erkekler arasında ne kadar ender
rastlanır. Çoğu erkek korkularını, iktidarsızlığını ve
kırılgan umutlarını ortaya koymaktansa ölmeyi tercih
eder.” |
|
|
|
| |
|
|
|
| |
|
|
|
|
|